Sosyal medya ve internet neocehaletin temel etkileşim alanı haline geldi

Dünya milenyumla birlikte dijital bir devrime tanıklık etti. Artık bilgi kaynağımız akıllı telefonlarımız. Bilgisayar ve yazılım teknolojisi çok geliştirildi. Her türlü verim ve çok kısa sürede dijital ortama ulaşmak mümkün. Eskiden okuma yazmayı bilmeyenlere cahil denildiğini söyleyen  Prof. Dr. Tayfun Uzbay, eğitimli olup olmadığını,  ne bilip neyi bilmediklerini bilmediklerini ve ulaştıkları ilk bilgileri doğru zanneden neocahil bir kesim olduğunu söylüyor. Sosyal medya ve internetin neocehaletin temel iletişim alanı haline geldiğini ifade eden Uzbay, bazı uzman kişilerin popüler olmak uğruna bilginin yasaklanmasının yaygınlaşmasına destek olduklarına dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, modern çağın cehaleti olarak sunulan neocehalet hakkında bilgi verdi.

Neocahiller neyi bilip neyi bilmediklerinin farkında değiller 

Dijitalleşmenin yaygınlaşması, bilgisayar ve yazılım teknolojilerinin gelişmesiyle her türlü iklimin rahatlığı ve çok kısa sürede dijital birleştirmenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “Eskiden ‘cahil’ genellikle okuma yazması olmayan kişiye denirdi. Çünkü yazılı olarak okunabilirlik çok önemliydi. Günümüzde bazı ilkel ve geri yaşamış topluluklar bir yana bırakarak tüm dünyada okur-yazarlık arttı. Öte yandan akıllı telefonlar ya da bilgisayarlarımızda bulunan ağlar kendi yazı dilini de oluşturdu. Artık bir emoji ile birçok şeyi anlatmak mümkün. Gramer ya da imla kurallarına uymadan kendine özgü bir iletişim dili de söz konusu. Burada görülen eskisinden çok daha yaygın modern çağın cehaleti ortaya çıktı. Buna bazı neocehalet, yani ‘yeni cehalet’ diyor.” dedi.

Neocahiller okuma yazmayı bildiğini ifade eden Uzbay, “Hatta bir yabancı dili de neşeli güzel konuşabiliyorlar. Hatta üniversiteyi bile bitirebilmişler. Peki neden cahiller? Çünkü ilk olarak neyi bilip neyi bilmediklerinin, yani sınırların farkında değiller. İkinci olarak da ön yargılılar hakkında bildikleri ve kesin olarak bundan eminler. Bunun nedeni, dijital devrimin elde edilmesi gerçek bilgi kadar bilgi kirliliği ve dezenformasyonu da yayması ve insanların ulaştığı ilk bilgilerin doğru sanması. Daha kötü parçaların parçaları özel alanlarda bile incelendikleri ulaştıkları her bilgi hakkında bilgi vermek ve hatta bunları eleştirmek. Sonuç olarak, her geçen gün artan neocahiller ortaya çıkıyor. Bunları sağlıktan, tarıma, iklimden uzaya kadar her şeyi bildiklerini sanıyorlar. Ancak hatalı bilgilerin kendileri tarafından gerek çevreleri zarar görmesi ve bunların algıları kolayca yönetiliyor.” diye konuştu.

Sosyal medya ve internet neocehaletin temel iletişim alanı haline geldi

Sosyal medya ve internetin neocahillerin temel etki ve iletişim alanı haline geldiğini savunan Uzbay, “Bir profesör alanı ile ilgili bir bilgi verdiğinde, normal hayatta asla bir araya gelme, kırılmaların üzerine söz söyleme veya tartışma imkanı olmayan neocahil olarak nitelenen bu kesim, sosyal medya ve internet üzerinden kolayca sürece dahil edilebilir. Dijital ortam, adeta bir akademisyen eğitimi ile tartışmaya katılmalarına, hatta hakaret etmelerine izin veriyor.” dedi. 

Sosyal medya ve internetin kirli bilgi ve dezenformasyon için de uygun bir ortamda gösterilmesi sözlerine ekleyen Uzbay, “Burada doğru ve faydalı bilgiler kadar, hatalı ve zararlı bilgilere de ulaşıyorsunuz. Bu bölümü bilgi sahibi olmayanlar, çocuklar ve sağlık söz konusu olup olmadığı açısından riskler içerir.” uyarısında bulundu.

Neocehalet giderek güçleniyor ve örgütleniyor

Neocehaletin giderek büyüdüğüne ve örgütlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “En önemli sorun kirli ya da hatalı bilgilerin yaygınlaşması ve toplumsal bazı zararlara yol açması. Bazen bunlara çeşitli seçenekler ve özellikle popüler olmak veya takipçi kazanmak için bazı akademisyenler de destek veriyor. Bu durumdaki toplumun karışıyor. Kovid-19 salgınında aşı karşılığının ne boyutlara ulaştığını gördük. Sağlık ile ilişkisi olmayan aralarında mühendislerin, mimarların, yazılımcıların da içerdiği sözde eğitimli bir kesim doğrudan cehaleti savundu ve bazı akademisyenlerden de destek aldı. Örnekler çoğaltılabilir. Somutun bir örnek verilmesi gerekirse aşının karşıtlığının bozulması sonucu sağlık açısından çıkmış olan kızamik yeniden ortaya çıktı ve çocuklarda ölümlere yol açılmaya başladı.” şeklinde konuştu.

Dijitalleşme ile öne çıkan deneyim paylaşımlarının ayarı ve dozu hakkında da değerlendirmede bulunan Uzbay ödemeleri şu şekilde tamamlandı:

Hukukun ve etiğin bu alana el atması gerekir. Adil, fikir özgürlüğünün kısıtlanmasıyan ancak toplumun zarar görebileceği kirliliğin yayılmasına da taviz vermenin yasal düzenlemelerinin şartı. Ayrıca toplumun etik bilincinin yaratılması ve etik davranış prosedürünün ödüllendirilmesi gerekiyor.” 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir